VIP
Tue 14 November 2006, 07:00 pm GMT +0300
Uzman
Uzman askerin biri bir bakışta herkesin boyunun ölçüsünü tam olarak doğru söylüyormuş ve arkadaşları buna çok şaşırıyorlarmış. Bir gün bunu komutana da götürmüşler ve olan biteni anlatmışlar. Komutan inanmamış...
- "Söyle bakalım benim boyumun ölçüsü kaç?", demiş.Asker aşağıdan yukarıya komutanı süzmüş ve
-"1.75 efendim", demiş.Komutan:
-"Doğru.. Hayret, nasıl bildin?" demiş. Asker :
-"Bilirim tabi efendim, ben kereste uzmanıyım
Cesaret
Kara' cıların komutanı bir asker çağırmış. Asker
- "Emret komutanım" diyerek yanına gitmiş.
Komutanı yere yatmasını istemiş.
Daha sonra da bir tanka askerin üzerinden geçmesi için emir vermiş
asker kılını bile kıpırdatmadan yattığı yerde beklemiş ve malumunuz ezilmiş.
Komutan diğerlerine dönerek
-"İşte cesaret" demiş.
Havacıların komutanı bir asker çağırmış. Asker yine
- "Emret komutanım "diyerek komutanının yanına gitmiş.
Komutanı helikoptere binmesini emretmiş.
Asker helikoptere binmiş ve havalanmış daha sonra
komutanı askere aşağıya paraşütsüz atlamasını emretmiş asker de emre itaat etmiş ve atlamış.
Yereçakılmış ve can vermiş. Komutan da diğeri gibi dönerek
- "İşte cesaret " demiş.
Sıra gelmiş denizci komutana. Denizci komutan askerini çağırmış.
Asker çakı gibi hazırola geçmiş ve
-"Emret komutanım" demiş. Komutan
- Derhal denize atla ve 10 dakika yüzeye çıkma demiş.
Asker;
- "Hadi lan" demiş.. Komutan diğer komutanlara dönerek
- "İşte asıl cesaret bu " demiş
Bardak
Delinin biri bir gün doktoruna gider ve iyileştiğini söyleyerek serbest bırakılmasını ister.
Bunun üzerine doktor:
-Sana bir soru soracağım doğru bilirsen buradan çıkarsın
Deli:
-Peki anlaştık sor sorunu.
Doktor:
-Sen 10 katlı bir binanın tepesine çıksan bende aşağıda bir bardak su tutsam.
Şimdi aşağıya atlar mısın atlamaz mısın?
Deli:
-Niye atlayım ben deli miyim der?
Doktor içinden adamın gerçekten iyileştiğini düşünür ve neden diye sorar
Deli:
-Ya bardağı çekersen
Kedilerin Sırrı
ABD'li otomotiv üreticileri Dünya üzerindeki otomobil fabrikalarını dolaşıp yeni teknolojiler ve uygulama durumunu inceliyorlarmış. Japonya'da Mazda fabrikasının girişinde bir çok kafes ve içinde kedi olduğunu görüp ilgili mühendise sormuşlar. Japon mühendis şüöyle açıklamış:
- Biz ürettiğimiz otomobillerdeki yalıtımı kontrol etmek için her 1000 otomobilden bir tanesinin içine bir kedi koyup kapılarını ve camlarını kapatıp akşam eve gideriz. Sabah geldiğimizde kedi havasızlıktan öldüyse yalıtımba bir problem yoktur, ama eğer kedi yaşıyorsa üretimde bir sorun olduğunu anlayıp tüm üretim kademelerini gözden geçiririz.
Deyince ABD'li mühendisler hayran kalmışlar. Daha sonra Türkiye'deki fabrikaları gezerlerken TOFAŞ'ın girişinde benzeri kafesleri ve içindeki kedileri görmüşler. Teknolojiyi hemen öğrenip uyguladığı için TOFAŞ'a hayran kalmışlar. Yinede Türk mühendisten açıklama istemişler. Bizim mühendis anlatmaya başlamış:
- Biz ürettiğimiz otomobillerdeki yalıtımı kontrol etmek için her 1000 otomobilden birisinin içine bir kedi koyup akşam eve gideriz. Sabah geldiğimizde kedi arabanın içinde ise bir sorun yoktur. Eğer kedi kaçtı ise üretimde bir sorun olabilir diye düşünürüz ama yinede üretime devam ederiz...
Prova
İki deli birgün deliler hastanesinden kaçmışlar.Kimse bu delileri bulamamışlar.Doktorlar ümitlerini kestikleri an deliler çıka gelmiş.Doktorlar hayretle niye geldiniz demiş:
Deliler"Yarın kaçacağızda, onun provasını yaptık."demişler.
Zayıf Not
Üniversite son sınıf öğrencisi yazılı sınavından
kalınca doğru hocasına
gider:
-"Siz sınıfta bırakarak hayata atılmamı önlüyor ve
beni cezalandırıyorsunuz. İşin bu yanını hiç düşündünüz
mü?"
-"Tabii düşündüm. Hocanın görevi bilgiyi ölçmek,
yeterli olmayanı sınıfta bırakmak değil mi?"
-"İyi. O zaman size bir teklifim var. Bir soru da ben
size soracağım.
Doğru cevabı verirseniz, ben kötü notumu kabul edip sınıfta
kalacağım. Bilemezseniz, notumu düzeltecek ve sınıfı
geçirteceksiniz. (Hocanın
keyfi yerinde. Teklifi kabul eder.)
Ve öğrenci sorar:
-"Yasal olup, mantıklı olmayan nedir?
Mantıklı olup, yasal olmayan nedir?
Ve de ne mantıklı ne de yasal olmayan nedir?"
Hoca uzun uzun düşünür ama cevabı bulamaz.
İddia gereği öğrencisine iyi not vererek sınıfı geçirir.
Ama aklı da soruda kalır.
Sonunda sınıfın en iyi öğrencisini çağırır,
olayı anlatır ve sorunun yanıtını bilip bilmediğini sorar.
Öğrenci hemen cevap verir:
-"Siz 65 yaşındasınız ve 23 yaşında bir kadınla evlisiniz.
Bu yasal ama mantıklı değil. Karınızın 25 yaşında bir sevgilisi var.
Bu mantıklı ama yasal değil.
Siz karınızın sevgilisini,
zayıf alıp sınıfta kalması gerekirken iyi not verip mezun ediyorsunuz.
Bu da ne mantıklı, ne de yasal."
Satıcı
Halı yıkama makinesi pazarlayan satıcı, bir apartmanda, bir dairenin
kapısını çalmış kapıyı açan bayana,
- Hanımefendi, bu elimde görmüş olduğunuz kovanın içinde at pisliği var,
demiş ve bu bir kova pisliği halinin üzerine savurarak döküvermiş. Sonra da
- Hanımefendi, bu görmüş olduğunuz, hali yıkama makinesi ile 10 dakika
içinde bunu temizleyemezsem, bu kakayı yiyeceğim!
Kadın satıcıya söyle bir bakmış ve şöyle demiş :
- Beyefendi, üstüne domates sosu veya mayonez ister misiniz?
- Anlamadım hanımefendi..
- Elektrikler kesik de!
Maymun
Maymun kurmuş çilingir sofrasını ormanın ortasına,
külhanbeylik yapıyormuş.O sırada zürafa oradan geçiyormuş, sormuş:
- "Vay maymun Kardeş, nasılsın?"
- "İyiyim be anam, içiyorum içiyorum aslanı dövüyorum."
Zürafa tırsmış ve uzaklaşmış. Derken Zebra geçmiş, o da sormuş:
- "Selam maymun abi, ne var ne yok?"
- "N'olsun be gülüm hep aynı; içiyorum içiyorum aslanı marizliyorum."
Zebra da uzaklaşmış oradan. Bu kez köstebek, geçerken sormuş:
- "Maymun ya naber?"
- "İyilik koçum içiyorum içiyorum
Allah ne verdiyse girişiyorum aslana!"
Köstebek de sıvışmış Ancak böyle böyle derken,
olanlar aslanın kulağına gitmiş ve aslan
o tarafa doğru yola koyulmuş. Çıkmış maymunun karşısına:
- "Eee anlat bakalım maymun efendi, ne var ne yok?"
Maymun hemen kendine çeki düzen vererek yanıtlamış:
- "N'olsun be abi, içiyorum içiyorum abuk subuk konuşuyorum."
Temel & Di Caprio
Amerika'da zencinin biri pasaportunu kaybetmiş.
tam da Türkiye'ye tatile gideceği gün... Aksilik bu ya...
Uçağı kaçıracak;
kara kara düşünürken yolda bir pasaport bulmasın mı?!.. .
Hemen almış yerden;
ve hikaye bu ya,
bir bakmış ki Leonardo di Caprio'nun pasaportu...
"Ne olursa olsun artik" demiş ve şansını denemeye karar vermiş.
Çıkarmış Leonardo'nun fotoğrafını,
kendi fotoğrafını yapıştırmış...
Uçmuş Türkiye'ye...
Atatürk hava limanında görevli gümrük memurunun karsısına geçmiş..
Kim olabilir memur? Tabii ki bizim Temel... :-)
Almış pasaportu eline Temel, adamın ismine bakmış:
"Leonardo di Caprio"...
Fotoğrafa bakmış...bir zenci.
Adama bakmış...ayni zenci...
Bir kaç şaşkın bakıştan sonra çaresiz kalan Temel obur masaya seslenmiş,
"Ula Dursun, bu Titanik batmış miyduu, yanmış miyduu
Uzman askerin biri bir bakışta herkesin boyunun ölçüsünü tam olarak doğru söylüyormuş ve arkadaşları buna çok şaşırıyorlarmış. Bir gün bunu komutana da götürmüşler ve olan biteni anlatmışlar. Komutan inanmamış...
- "Söyle bakalım benim boyumun ölçüsü kaç?", demiş.Asker aşağıdan yukarıya komutanı süzmüş ve
-"1.75 efendim", demiş.Komutan:
-"Doğru.. Hayret, nasıl bildin?" demiş. Asker :
-"Bilirim tabi efendim, ben kereste uzmanıyım
Cesaret
Kara' cıların komutanı bir asker çağırmış. Asker
- "Emret komutanım" diyerek yanına gitmiş.
Komutanı yere yatmasını istemiş.
Daha sonra da bir tanka askerin üzerinden geçmesi için emir vermiş
asker kılını bile kıpırdatmadan yattığı yerde beklemiş ve malumunuz ezilmiş.
Komutan diğerlerine dönerek
-"İşte cesaret" demiş.
Havacıların komutanı bir asker çağırmış. Asker yine
- "Emret komutanım "diyerek komutanının yanına gitmiş.
Komutanı helikoptere binmesini emretmiş.
Asker helikoptere binmiş ve havalanmış daha sonra
komutanı askere aşağıya paraşütsüz atlamasını emretmiş asker de emre itaat etmiş ve atlamış.
Yereçakılmış ve can vermiş. Komutan da diğeri gibi dönerek
- "İşte cesaret " demiş.
Sıra gelmiş denizci komutana. Denizci komutan askerini çağırmış.
Asker çakı gibi hazırola geçmiş ve
-"Emret komutanım" demiş. Komutan
- Derhal denize atla ve 10 dakika yüzeye çıkma demiş.
Asker;
- "Hadi lan" demiş.. Komutan diğer komutanlara dönerek
- "İşte asıl cesaret bu " demiş
Bardak
Delinin biri bir gün doktoruna gider ve iyileştiğini söyleyerek serbest bırakılmasını ister.
Bunun üzerine doktor:
-Sana bir soru soracağım doğru bilirsen buradan çıkarsın
Deli:
-Peki anlaştık sor sorunu.
Doktor:
-Sen 10 katlı bir binanın tepesine çıksan bende aşağıda bir bardak su tutsam.
Şimdi aşağıya atlar mısın atlamaz mısın?
Deli:
-Niye atlayım ben deli miyim der?
Doktor içinden adamın gerçekten iyileştiğini düşünür ve neden diye sorar
Deli:
-Ya bardağı çekersen
Kedilerin Sırrı
ABD'li otomotiv üreticileri Dünya üzerindeki otomobil fabrikalarını dolaşıp yeni teknolojiler ve uygulama durumunu inceliyorlarmış. Japonya'da Mazda fabrikasının girişinde bir çok kafes ve içinde kedi olduğunu görüp ilgili mühendise sormuşlar. Japon mühendis şüöyle açıklamış:
- Biz ürettiğimiz otomobillerdeki yalıtımı kontrol etmek için her 1000 otomobilden bir tanesinin içine bir kedi koyup kapılarını ve camlarını kapatıp akşam eve gideriz. Sabah geldiğimizde kedi havasızlıktan öldüyse yalıtımba bir problem yoktur, ama eğer kedi yaşıyorsa üretimde bir sorun olduğunu anlayıp tüm üretim kademelerini gözden geçiririz.
Deyince ABD'li mühendisler hayran kalmışlar. Daha sonra Türkiye'deki fabrikaları gezerlerken TOFAŞ'ın girişinde benzeri kafesleri ve içindeki kedileri görmüşler. Teknolojiyi hemen öğrenip uyguladığı için TOFAŞ'a hayran kalmışlar. Yinede Türk mühendisten açıklama istemişler. Bizim mühendis anlatmaya başlamış:
- Biz ürettiğimiz otomobillerdeki yalıtımı kontrol etmek için her 1000 otomobilden birisinin içine bir kedi koyup akşam eve gideriz. Sabah geldiğimizde kedi arabanın içinde ise bir sorun yoktur. Eğer kedi kaçtı ise üretimde bir sorun olabilir diye düşünürüz ama yinede üretime devam ederiz...
Prova
İki deli birgün deliler hastanesinden kaçmışlar.Kimse bu delileri bulamamışlar.Doktorlar ümitlerini kestikleri an deliler çıka gelmiş.Doktorlar hayretle niye geldiniz demiş:
Deliler"Yarın kaçacağızda, onun provasını yaptık."demişler.
Zayıf Not
Üniversite son sınıf öğrencisi yazılı sınavından
kalınca doğru hocasına
gider:
-"Siz sınıfta bırakarak hayata atılmamı önlüyor ve
beni cezalandırıyorsunuz. İşin bu yanını hiç düşündünüz
mü?"
-"Tabii düşündüm. Hocanın görevi bilgiyi ölçmek,
yeterli olmayanı sınıfta bırakmak değil mi?"
-"İyi. O zaman size bir teklifim var. Bir soru da ben
size soracağım.
Doğru cevabı verirseniz, ben kötü notumu kabul edip sınıfta
kalacağım. Bilemezseniz, notumu düzeltecek ve sınıfı
geçirteceksiniz. (Hocanın
keyfi yerinde. Teklifi kabul eder.)
Ve öğrenci sorar:
-"Yasal olup, mantıklı olmayan nedir?
Mantıklı olup, yasal olmayan nedir?
Ve de ne mantıklı ne de yasal olmayan nedir?"
Hoca uzun uzun düşünür ama cevabı bulamaz.
İddia gereği öğrencisine iyi not vererek sınıfı geçirir.
Ama aklı da soruda kalır.
Sonunda sınıfın en iyi öğrencisini çağırır,
olayı anlatır ve sorunun yanıtını bilip bilmediğini sorar.
Öğrenci hemen cevap verir:
-"Siz 65 yaşındasınız ve 23 yaşında bir kadınla evlisiniz.
Bu yasal ama mantıklı değil. Karınızın 25 yaşında bir sevgilisi var.
Bu mantıklı ama yasal değil.
Siz karınızın sevgilisini,
zayıf alıp sınıfta kalması gerekirken iyi not verip mezun ediyorsunuz.
Bu da ne mantıklı, ne de yasal."
Satıcı
Halı yıkama makinesi pazarlayan satıcı, bir apartmanda, bir dairenin
kapısını çalmış kapıyı açan bayana,
- Hanımefendi, bu elimde görmüş olduğunuz kovanın içinde at pisliği var,
demiş ve bu bir kova pisliği halinin üzerine savurarak döküvermiş. Sonra da
- Hanımefendi, bu görmüş olduğunuz, hali yıkama makinesi ile 10 dakika
içinde bunu temizleyemezsem, bu kakayı yiyeceğim!
Kadın satıcıya söyle bir bakmış ve şöyle demiş :
- Beyefendi, üstüne domates sosu veya mayonez ister misiniz?
- Anlamadım hanımefendi..
- Elektrikler kesik de!
Maymun
Maymun kurmuş çilingir sofrasını ormanın ortasına,
külhanbeylik yapıyormuş.O sırada zürafa oradan geçiyormuş, sormuş:
- "Vay maymun Kardeş, nasılsın?"
- "İyiyim be anam, içiyorum içiyorum aslanı dövüyorum."
Zürafa tırsmış ve uzaklaşmış. Derken Zebra geçmiş, o da sormuş:
- "Selam maymun abi, ne var ne yok?"
- "N'olsun be gülüm hep aynı; içiyorum içiyorum aslanı marizliyorum."
Zebra da uzaklaşmış oradan. Bu kez köstebek, geçerken sormuş:
- "Maymun ya naber?"
- "İyilik koçum içiyorum içiyorum
Allah ne verdiyse girişiyorum aslana!"
Köstebek de sıvışmış Ancak böyle böyle derken,
olanlar aslanın kulağına gitmiş ve aslan
o tarafa doğru yola koyulmuş. Çıkmış maymunun karşısına:
- "Eee anlat bakalım maymun efendi, ne var ne yok?"
Maymun hemen kendine çeki düzen vererek yanıtlamış:
- "N'olsun be abi, içiyorum içiyorum abuk subuk konuşuyorum."
Temel & Di Caprio
Amerika'da zencinin biri pasaportunu kaybetmiş.
tam da Türkiye'ye tatile gideceği gün... Aksilik bu ya...
Uçağı kaçıracak;
kara kara düşünürken yolda bir pasaport bulmasın mı?!.. .
Hemen almış yerden;
ve hikaye bu ya,
bir bakmış ki Leonardo di Caprio'nun pasaportu...
"Ne olursa olsun artik" demiş ve şansını denemeye karar vermiş.
Çıkarmış Leonardo'nun fotoğrafını,
kendi fotoğrafını yapıştırmış...
Uçmuş Türkiye'ye...
Atatürk hava limanında görevli gümrük memurunun karsısına geçmiş..
Kim olabilir memur? Tabii ki bizim Temel... :-)
Almış pasaportu eline Temel, adamın ismine bakmış:
"Leonardo di Caprio"...
Fotoğrafa bakmış...bir zenci.
Adama bakmış...ayni zenci...
Bir kaç şaşkın bakıştan sonra çaresiz kalan Temel obur masaya seslenmiş,
"Ula Dursun, bu Titanik batmış miyduu, yanmış miyduu